etgar-keret-in-his-house-first-morning

İsrailli yazar Etgar Keret bu kez yazar kimliğinin yanı sıra babalığını, karı koca iliskisini ve etnik kimliğini kaleminin mürekkebi yapıyor. Daha önce Tanrı Olmak Isteyen Otobüs Şoförü, Buzdolabının Üstündeki Kız ve Kapı Birden Vuruldu gibi derleme ve hikayelerini okuduğumuz Keret, Yedi Güzel Yıl adlı eserinde yedi bölümde anılarını aktarıyor. Siren Yayınları’nın bastığı Yedi Güzel Yıl okuru, yazarın talihsiz anıları içinde tuhaf ve sürükleyici bir yolculuga çıkarıyor. Keret’in son yedi yılından belli ki özenerek seçtiği bu anıları, kurmaca hikayelerindeki talihsiz karakterlerinin basına gelenleri hiç aratmayacak cinsten. Komedi ve hüznün birlikte oluşturduğu güzel cümleler ve tezat anlatımlarla ironik olayları okuyacaksınız Yedi Güzel Yıl’da. Kitabın ilk bölümünde bir erkek evlada sahip bir baba olarak, oğlunun dogumunu ve bir Yahudi olarak gelecekteki hayatını kara mizah ögeleriyle anlatıyor. Kara talihinin yakasını bırakmamasına rağmen yedi yılını güzel olarak nitelendirmesinin nedeni büyük ihtimalle oğlu ve karısı. Samimi anlatımıyla Keret, okuru da çekirdek ailesinin iyi ve kötü hislerine ortak ediyor. Geleneklerinden kopmayan modern bir ailenin, kötünün içinde sevgi bağlarıyla iyiyi yarattığını görecek ve belki de imreneceksiniz. Etgar Keret’i, yine metnin sadeliğe her zaman sadık kalan Avi Pardo’nun çevirisiyle akıcı ve yazarla saglam bir bağ kurmanızı saglayacak güzel bir dil ile okuyacaksınız. Argo söylemleriyle olmadık bir yerde sizi güldürecek, tam gülümsemişken okuduğunuz bir cümleyle hüzünlenecek ve her sey yolunda giderken şaşkınlıkla kol kola gezeceksiniz. Duygu geçişlerinin bu kadar basarılı bir sekilde hızlı ve çarpıcı olması okuyana keske daha uzun olsaydı dedirtiyor.

İĞNELEMELER DOLU
Yahudi ailesinin evladı, hayatının çoğunu seyahatlerde geçiren bir yazar ve sıkıntılı bir coğrafyanın vatandası olarak hayattan aldığı darbelerin acısını, bu kitapta ince ve sivri iğneleriyle çıkarmış adeta. Kitapları şimdiye dek 35 ülkede, 31 dile çevrilen Israilli yazar, hikayelerini yazarken hayatındaki tuhaflıklardan etkilendiğini söylüyor. Bu kitabı okuyunca, tuhaflık konusunda ona hak vereceksiniz. Keret’in hikayelerini sevenlerin kütüphanesinde olması gereken bir kitap Yedi Güzel Yıl.18-kopya

DERS ÇIKARILACAK BABA-OĞUL SOHBETLERİ
Erkekler Ağlamaz adını verdiği anısında yazar, oğluyla sohbetini okurla paylaşıyor. … “Demek çocukken ağlamak istediğinde onun yerine şarkı söylüyordun, öyle mi?” diye soruyor Lev. “Hayır,” diyorum gönülsüzce, “Şarkı söylemeyi bilmiyorum. Bu yüzden ağlayacağımı hissettiğimde onun yerine gidip birine vuruyordum.” “Tuhaf,” diyor Lev dalgın bir tonla. “Ben genellikle mutlu olduğumda gidip birine vururum.” Buzdolabına gidip ikimize de birer peynirli börek almanın tam zamanı. Oturma odasında oturup sessizce böreklerimizi kemiriyoruz. Baba oğul. İki erkek. Kapıyı vurup kibarca isteseniz size de peynirli börek ikram ederiz, fakat onun yerine başka bir şey, bizi hüzünlendirecek ya da mutlu edecek bir şey yapacak olursanız biraz hırpalanmanız hayli olası…

Ece ULUSUM

http://www.sabah.com.tr/kitap/2013/12/14/tuhaf-oykucunun-tuhaf-anilari-bir

Related Posts

Doğu Demirkol: Murat Abi Hazar’ı, ben Bennu Abla’yı kapatacaktım

Angus & Julia Stone: Menemen favorimiz

Venedik’te sorgulama ve üretme ‘Vardiya’sı

Oscar kadınlara gidiyor

Modaya yön veren fikirler

Türker İnanoğlu: Hepsi gitti ağlamamak elde değil