Gabriel Garcia Marquez

Klasikleşmiş kitaplarıyla edebiyat dünyasının en önemli ismi Lev Tolstoy’dan tutun da Peyami Safa’ya kadar birçok yazar ölümsüz eserlerini olustururken, yoksullukla mücadele etmis. Hayatın zorluklarına ragmen kalemini sımsıkı tutan yazarların yasadıklarına sasıracaksınız…

BORÇ BENİ ÇILDIRTACAK
Türk edebiyatının klasiklerinden Huzur ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün yazarı Ahmet Hamdi Tanpınar son yıllarında hem saglık hem de maddi sorunlarla boğuştu. Yazar, yaşadığı sıkıntıları günlüğüne söyle aktarmış: “26 Tesrin-i Sani (Kasım) 1958. Bugün karaciğer muayenesi için hastaneye gidiyorum. Içimde her şey altüst. Bittabi hastalığımdan ziyade parasızlıkla meşgulüm. Cebimde yalnız bir lira var. Parasızlığım büyük hastalıklar gibi hemen hemen hiçten basladı, büyüdü, çoğaldı beni altına aldı. Etrafım alacaklı ile dolu. Cebimde borç senetleri var. Su anda yalnız borçla ve atıfetle yasıyorum ve borç beni çıldırtacak. Kurtulmak için her teşebbüsüm yeni borca sebep oluyor. Yahut da bir yığın edebi proje (…) parasızlığın mutlak ve şaşmaz tecellileri ve komplikasyonları. Abdülhâk Şinasi’den borç para alıyorum. Kemal’den para bulamıyorum…” Tanpınar 61 yasında, bir kalp krizi sonucu aramızdan ayrıldı.

PALTOSUNU SATTI
Monte Kristo Kontu ve Üç Silahsörler basta olmak üzere Alexandre Dumas’nın toplam 1200 cilt eseri var. Yazdıgı eserler dünya çapında ilgi gördü ve yazdıgı kitaplar ona 5 milyon dolarlık bir servet kazandırdı. Yazarın kadın ve içkiye düskünlügü, o dönemde pek az yazarın sahip oldugu servetin hızla tükenmesine neden oldu. Akrabalarının yardımı olmasaydı açlıktan ölecegi ve sefa içinde yasarken yanında olanların ortadan kayboldugu söylenir. Dumas, yasamının son dönemlerinde paltosunu satıp borçlarının bir kısmını ödemeye çalıstı. İÇKİ

BULAMAZSA İSPİRTO İÇİYORDU
Amerikan edebiyatının en degerli yazarlarından Edgar Allan Poe içkiye çok düşkündü. Söylenenlere göre cebinde içki alacak parası olmadıgında ispirto içermiş. Poe ve karısının açlıktan ölmek üzere oldugunu anlayan komsuları, onlara sepetlerle yiyecek götürürmüş. Poe içki sevdasına para yetiştirebilmek için eserlerini üç kurusa satmış. Öyle ki 10 yılda tamamladığı Ligeia’yı 10 dolara, en bilinen eseri Kuzgun/The Raven kitabınıysa sadece 9 dolara satabildi. Ne kadar ironiktir ki, ölümünden sonra Poe’nun satılığa çıkarılan birkaç el yazısına tam 10 bin dolar verildi.

ŞİŞE TOPLAYIP SATARKEN NOBEL KAZANDI
Gabriel Garcia Marquez fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Ilk romanı Yaprak Fırtınası arkadasının sayesinde basıldı, fakat çok az satınca umutsuzluğa kapıldı. Bir süre ansiklopedi satmaya çalıştı, o da yetmeyince sokaktaki siseleri toplayıp sattı. Bir gün esi ve çocuklarıyla yolculuga çıkarken Marquez’in aklına bir roman konusu geldi, sekiz ay evden çıkmadan kimselere anlatmadığı kitabını yazdı. Bu sırada karısı elde ne var ne yoksa sattı, komsulardan yardım istemek zorunda kaldı. Romanı yazmıştı, fakat yayınevine yollayacak ne paraları ne de satacak başka eşyaları vardı. Utana sıkıla borç alarak, yayınevine yarısını postaladığı Yüzyıllık Yalnızlık dünya çapında 10 milyon kopya sattı ve Marquez’e Nobel Ödülü kazandırdı.

YOKSULLUK YAKASINI HİÇ BIRAKMADI
Usta yazar Orhan Kemal issizlik, geçim sıkıntısı gibi zorluklara karsın ekmegini yazarak kazanmak konusunda kararlı bir yol izledi. Her sabah 04.00’te kalkıp öğlene kadar eserlerini yazdı ve akşamüzeri olunca yazdıklarını yayımlatabilmek için yayınevlerini tek tek gezdi. Onca sıkıntıya rağmen isini severek yaptığını sürekli dile getiriyordu. Büyüleyici eserler vermesine rağmen, Ankara’da bulunan arkadası Fikret Otyam’a mektubunda söyle yazdı: “Bu satırları sabahın 05.00’inde buz gibi odamda yazıyorum. Ne odun, ne kömür, ne de hemen odun kömür alacak para var… Borç, borç borç…” Birçok is yapmasına rağmen yoksulluk Kemal’in yakasını bırakmadı. Saglık sorunları ve geçim derdiyle mücadele ederken 56 yasında hayata veda etti.

YOKSULLUK KENDİ TERCİHİYDİ
Rus edebiyatının en önemli yazarlarından olan Lev Tolstoy, zengin yaşantısını elinin tersiyle iterek yoksul bir hayatı kendi arzusuyla tercih etti. Öğrenimini tamamladıktan sonra köyüne döndü, köylüler gibi kalın kumaştan elbiseler giydi, ayakkabılarını kendi eliyle dikti. Rus köylülerinin yoksulluğu onu sarsıyor ve bir seyler yapmak istiyordu. Tolstoy bütün topraklarını dağıttı, eserlerinin telif haklarından vazgeçti. Yardım etme arzusuyla her seyini bağışlayınca da sefalete düştü. Anna Karenina’yı, Savas ve Barış’ın yazarından, Astapovo tren istasyonunda öldüğünde geriye yalnızca kalemi, romanları ve kendi diktiği bir elbisesi kaldı.

TÜM YATIRIMLARI BAŞARISIZ OLDU
Tom Sawyer’ın Maceraları romanının yazarı Mark Twain, kariyerinin zirvesindeyken ABD’nin en ünlü kisilerinden biri olarak gösteriliyordu. Para kazanmak hevesiyle birçok ise yatırım yapan Twain’in girisimleri hep basarısızlıkla sonuçlandı. 1885’te kurdugu yayınevi iflasına sebep oldu. Talihsiz yazar 58 yasında bogazına kadar borç içindeydi. Avustralya’dan Hindistan’a, Güney Afrika’dan Ingiltere’ye kadar pek çok ülkede konferans vererek borçlarını ödeyebildi. Esi Olivia bu sıkıntıların altından kalkamadıklarını düsünerek hastalandı ve Floransa’da öldü. Twain ise ardında 23 kitap bırakarak 75 yasında hayata veda etti.

İSTİKLAL MARŞI’NI YAZARKEN PALTOSUZ GEZDİ
Istiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy da son yıllarını yoksullukla mücadele ederek geçiren usta kalemlerden. Istiklal Marşı’nın yazdığı dönemde Taceddin Dergahı’ndan meclise paltosuz ve cebinde parası olmadıgı için yürüyerek gittiği söylenir. Istiklal Mahkemeleri’nin yogun mesai yaptıgı 1920’li yılları Mısır’da geçirmek zorunda kaldı. Ersoy, Mısır’da ciddi maddi sıkıntı çekiyordu ama içinde bulunduğu duruma üzülenler yiyecek getirmesin diye oturduğu adresi değiştirdi. Hastalanınca Türkiye’ye döndü ve Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanı’nda hayatını kaybetti.

ZENGİN DOĞDU FAKİR ÖLDÜ 14
Irlandalı yazar ve sair Oscar Wilde, Victoria dönemi Britanya’sının en basarılı ve ünlü yazarları arasına girdi. Wilde, Florence Balcomb’a âşık oldu. Bu ask onu çok üzdü çünkü Florence, yazar Bram Stoker ile nisanlandı. Sair cinsel yönelimleri nedeniyle ahlaksızlıktan suçlu bulunarak hapse atıldı. Bu karar, yazdıklarına rağmen büyük bir düşüş yasamasına neden oldu. Hayatının kalan üç yılını yoksullukla geçirdi. Doğduğu zengin ortama zıtlık içinde ucuz bir otel odasında öldü.

Ece ULUSUM

http://www.sabah.com.tr/kitap/2013/12/14/edebiyatin-yoksul-krallari

Related Posts

Doğu Demirkol: Murat Abi Hazar’ı, ben Bennu Abla’yı kapatacaktım

Angus & Julia Stone: Menemen favorimiz

Venedik’te sorgulama ve üretme ‘Vardiya’sı

Oscar kadınlara gidiyor

Modaya yön veren fikirler

Türker İnanoğlu: Hepsi gitti ağlamamak elde değil