Çılgın İsviçreli grup Kadebostany dün Zorlu PSM’yi yerinden oynattı. Bu ilk gelişleri değildi, anlaşılan son da olmayacak çünkü Türkiye’ye bayılıyorlar. Hazır buradayken röportaj yapalım istedik ama eğlenceli bir sohbete döndü…
■ İlginç bir grupsunuz. Sahne öncesi ne yaparsınız?
Fantezilerimize ve dinleyicilerimize odaklanmak için bir nevi kendimizi hipnoz ediyoruz. Nasılını sorma lütfen!
■ Başka bir şey sorayım o halde, sizin dünyanızdan bir tavsiye verir misiniz?
Biz tavsiyeleri dinlemiyoruz ki tavsiye verelim. Ama sadece içgüdülerimizi dinlememiz gerektiğini öğrendik.
■ Uzay’a gitseniz yanınıza alacağınız 3 albüm hangisi olurdu?
Albüm niye alalım ki? Daha iyi bir fikrimiz var, uzaylılarla müzik yapabilmek için birkaç enstrüman alırdık!
■ Müzik için müzik diyorsunuz…
Üretmek kişisel bir şey ama şanslı olanlar için evrensel bir eko buluyor.
■ Evrensel bir mutsuzluk yankısı daha çok şimdilerde var ama…
İnsanlar bir şeyin ne zaman bittiğini ve nereden geldiklerini bilmiyorlar. Bir arayış içindeler, cevabı arıyorlar. Her şeyi bilmeleri gerekirmiş gibi…
■ İstanbul denince aklınıza gelen ilk 3 şey nedir?
Geleneksel, şeref ve modern.
■ Bu aralar kimleri dinliyorsunuz?
Partilerde şu sıralar Gülşen’in Bangır Bangır’ını dinlemeyi çok seviyoruz. Bir de Sezen Aksu hastasıyız!
■ Konserde bizi neler bekliyor?
Gıcır gıcır bir şov sunacağız. Sevilen şarkıların yanı sıra yeni albümden parçalar da söyleyeceğiz. Orada konser vermekten onur duyuyoruz.
Ece ULUSUM