Şu sıralar Taksim ya da Kadıköy’de uzun kuyruklar görürseniz şaşırmayın, Filmekimi başladı! Üstelik festival bu yıl ilk kez 51 film gösterimi yapacak. İstanbul Film Festivali Direktörü Kerem Ayan ve etkinliğin afişi için poz veren Şebnem Bozoklu, Berk Hakman ve Fırat Çelik ile konuştuk, her birinden festival listesi ve anısı da aldık…

0“Geçtiğimiz aylarda yaşanan terör olaylarının hemen ertesinde gerçekleşmişti festivalimiz. Başlamadan önce insanların ilgisinin ne seviyede olacağıyla ilgili endişelerimiz vardı; insanlar evlerinde kalarak mı yoksa salonlarda birlikte film seyrederek mi bu travmaları atlatmayı tercih edecekti? Sonuçta ilgi tahmin ettiğimizden de yüksek oldu. Seyircilerimiz bu festivalin en büyük başarılarından biri olan insanları filmler etrafında buluşturan ve kaynaştıran atmosferine dahil olmayı seçti…” Bu sözler, görevinin başına geçtiği günden bu yana sıkı çalışan İstanbul Film Festivali Direktörü Kerem Ayan’a ait… Onun salonların hep dolacağına inancı tam, benim de… Sinemaseverlerin 15 yıldır heyecanla gişe önünde beklediği kuyrukları düşünürseniz, ne demek istediğimi anlarsınız. Dün başlayan ve 16 Ekim’e kadar devam edecek bu yılki Filmekimi’nde 51 filmlik dopdolu bir seçki var! Ayan heyecanla anlatıyor bu bolluğu, “İlk defa 51 filme ulaştık, çok iddialı gelecek kulağa ancak program, bünyesinde birçok başyapıt barındırıyor. Birçok keşif filmi, korku sineması örnekleri ve Güney Kore ve Romanya gibi öne çıkan ülke sineması filmleri var” diyor. Bu zenginlik göz doyurduğu kadar da telaşlandırıyor; öyle ya hangi birine gideceğiz? Siz hiç telaşlanmayın, direktörden listeyi de kaptım! Ama iş sadece filmleri seyretmekle bitmiyor, bir sürü sohbet ve yan etkinlik de var. Bu yüzden Ayan sıklıkla tekrarlıyor, “Sosyal medya hesaplarımızı takip edin”, sonra ben duymadım, görmedim demeyin… Bir de Filmekimi’nin bu yılki afişlerinde birçok oyuncu yer alıyor. Gözlerine çekmişler kırmızıyı, bize bakıyorlar. Afişteki isimlerden Şebnem Bozoklu, Berk Hakman ve Fırat Çelik sorularımızı yanıtladı, festivalci olmanın inceliklerini ve favori filmlerini bizimle paylaştı.
 –
**BERK HAKMAN
‘Festival katılımcıların dünyasını zenginleştiriyor’
■ Bu yılki seçkiyi nasıl yorumluyorsunuz?
Seçki geçen senelerde olduğu gibi bu sene de mükemmel olmuş. Her zevke hitap edecek çok kaliteli, ödüllü filmler var. Beni en fazla heyecanlandıran filmler; The Beatles Touring Years, Satıcı, O, Komün, Albüm, American Honey.
■  Dünyada sinema disiplininde Türk oyuncular ve yönetmenler kendini gösterdi ve başarılar elde etti. Bunu nasıl yorumluyorsunuz? Aslında sinemada başarılıyız ama oyunculuk anlamında aynı şeyi söylemek biraz zor. Haluk Bilginer dışında dışarıdaki projelerde düzenli bir oyuncu göremiyorum. Yönetmenlik açısından dediğinize katılabilirim ama biraz… Nuri Bilge Ceylan haricinde düzenli başarı gösteren çok az kişi var. Aralıklı başarılar bunlar. Umarım daha da iyiye gidecek. Son dönemde hikâyelerini yazıp yöneten arkadaşlardan umutluyum. İyi film yaptığınız zaman gerçekten ilgileniyorlar sizinle.
■  Film festivallerinin sizce katılımcılara ve oyunculara etkisi nedir?
Festival katılımcıların dünyasını zenginleştiriyor. Oyunculara da üst seviyede faydalı, tabii yararlanmasını bilene. Binlerce oyuncu seyrediyorsunuz farklı ülkelerden farklı stillerde ama nedense bu festivallerle ilgilenen az oyuncu görüyorum. Olay bir iki filme gitmek değil, Sinefil olma zorunluluğu da yok. Farklı kültürlerden oyuncular izlemek, benzer hikâyelerin farklı bedenlerde hayat bulmasına şahit olmak bu mesleğin en keyifli yanlarından. Bir de Avrupalı ya da dünyanın diğer yerlerinden oyuncuları listeye alıp bir sonraki işlerini merak etmek yıllardır rutinim olmuştur.
■  Son olarak, festivalle ilgili bir anınız varsa paylaşır mısınız?
Açıkçası gördüğüm muhteşem filmlerden başka hafızama kazınan bir anım yok. Filmler fazlasıyla yeter..
 –
**FIRAT ÇELİK
‘Bir hafta değil haftalarca sürmesini istiyorum’
■ Filmekimi’nde sizi hangi filmler heyecanlandırıyor?
Her zamanki gibi hangi filme gidileceğine karar vermenin güç olduğu, birbirinden iyi filmlerle dolu bir seçki olmuş. Ben şahsen Almadovar’ın son filmi Julieta’yı, Farhadi’nin The Salesman’ını, Xavier Dolan’ın Juste la Fin du Monde filmlerini izlemeyi merakla bekliyorum.
■ Burada festivaller düzenlenirken bir yandan da yurtdışında sinemamız dikkat çekiyor. Sizin gözlemlerinizi merak ediyorum.
Türkiye sinemasında son yıllarda alınan ödüllerden de belli olduğu gibi heyecan verici gelişmeler yaşanıyor. Filmlerimiz ve yönetmenlerimiz Cannes’da Venedik’te Saraybosna’da ödüller kazanıyor. Hikâyelerimiz, bakış açımız, yaklaşımımız özgün… Bence yurtdışındaki algı da bu anlamda son derece pozitif ve gelişmeler merakla takip ediliyor.
■ Filmekimi’ni bir de katılımcı olarak yorumlarsanız…
Öncelikle bir seyirci olarak festivallerin bir hafta değil, haftalarca sürmesini istiyorum. (Gülüyor.) İşimizin güncel örneklerini görmek, sadece filmleri seyredip konuşuyor olmak elbette besleyici.
■ Biliyorsunuz bu yıl festivalin 15’inci yılı, unutamadığınız bir anınız var mı?
En güzel anım, bu yılki posterlerde yer almak oldu sanırım… Nice 15 yıllara! Festivalde emeği geçen herkese, bize her ekimde böylesi bir güzellik hazırladıkları için teşekkür ediyorum.
** ŞEBNEM BOZOKLU
‘Festival bizler için var’
■ Sizin Filmekimi favoriniz nedir?
Filmekimi her yıl olduğu gibi bu yıl da bize şahane bir seçki sunuyor. Favorim kesinlikle Cristi Puiu’nun Sieranevada’sı! Sarajevo’da izlediğim filmin etkisinden uzun süre çıkamadım..
■ Rol aldığınız Albüm gibi birçok Türk filmi uluslararası platformlarda kendini yavaş yavaş göstermeye başladı, değil mi?
Gün geçtikçe sinemamız dünyanın en prestijli festivallerinde seçkilere giriyor, ödüller alıyor ve konuşuluyorken bu gibi başarıları daha çok duyuyoruz! Yurtdışında Türk sinemasının yavaş yavaş yaratılan ama temeli sağlam bir algısı var bence… Ayrıca şahane bir yeni nesil var!
■ Katılımcı olarak düşünürseniz, festivallerin nasıl bir geri dönüşü oluyor insanlara?
Şehrinde film festivali olan şanslı insanlara festivali sadece film izlemek için değildir. Etkinlikte soru cevapları izlemek, konuşmacıları dinlemek, master class’lara ve katılabildikleri tüm yan etkinliklere katılmak konusunda insanları yüreklendirmek isterim. Festival bizler için var.
■ Bir Filmekimi anısı alalım sizden…
Benim de herkes gibi sabahın köründe bilet kuyruğu hikâyelerim var! (Gülüyor.) Ne mutlu bana! Çok güzel filmler izledim Filmekimi sayesinde…

Kerem Ayan’dan top 15
American Honey / Andrea Arnold
Arrival / Denis Villeneuve
Elle / Paul Verhoeven
Hell or High Water / David Mackenzie
Hunt for the Wilderpeople / Taika Waititi
I, Daniel Blake / Ken Loach
Juste la Fin du Monde / Xavier Dolan
Ma Vie de Courgette / Claude Barras
Sieranevada / Cristi Puiu
The Student / Kirill Serebrennikov
Swiss Army Man / Dan Kwan, Daniel Scheinert
Toni Erdmann / Maren Ade
Train to Busan / Yeon Sang-Ho
Under the Shadow / Babak Anvari
Wiener-Dog / Todd Solondz
 –

#Filmekimi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 30. kuruluş yılı olan 2002’de, tek bir sinemada bir haftalık sinema etkinliği olarak düzenlenmeye başlamıştı.

 !! Eğer bu yılın programında yer alan tüm filmleri izleyecekseniz ihtiyacınız olan süre 97 saat 31 dakika. !!

Ece ULUSUM

Related Posts

Kalben: Sürekli parlayamam

Ediz Hafızoğlu ve Çağrı Sertel: Transparan takılıyoruz

Ezhel’in annesi Ulya Turgut: Çocuğumun arkasındayım

Caz ve dahası

Lezzetli ama hep aynı Cappadox

‘Biz öyle çocuklar değiliz’