23. İstanbul Caz Festivali devam ederken caz müzikle ‘gerçekten’ tanışmanın vakti geldi. Cazın tarihini ve en iyi isimlerinin biyografisini okurken müziğin sesini açmayı unutmayın!

0-6Soul ve caz müziğin ünlü ismi Joss Stone, geçen haftalarda HT Cumartesi’deki röportajımızda “Her müzik türü bir hikâye ve ders” dedi. Ne doğru! Özellikle de caz müzik ne toplumsal olaylar ve ne zor hayatların arasından doğmuş ki… Caz, öyle bir müzik türü ki hem Afrika, Amerika ve Batı müziği tınıları içeriyor hem de kendi içinde onlarca türe ayrılıyor. Sebebi 1900’lerde, ırkçı tutumlar gösteren beyazlar dünyası ile kendilerine o dünyada yer edinmeye çalışan siyahların arasında gelişen bir müzik olması. Sokaklarda doğup büyüyen avam müziği caz, o zamanların aksine şimdi halkla biraz daha mesafeli ışıltılı mekânlarda işitiliyor. Bu ve birçok gerçek hikâyeyi yazar ve müzik eleştirmeni Sidney Finkelstein’ın kitabı Bir Halkın Müziği: Caz ve Joa – chim E. Berendt’in Caz Kitabı’nda bulabilirsiniz. Üstelik toplumsal olaylarla müziğin ilişkisini de görebilirsiniz. Bir diğer kitap Dost Kitabe – vi’nden çıkan Tarih Boyunca Caz. Yazarı Frank Belgerat günümüze daha yakın örneklere başvurmuş.

ABD’den bizim yörelere uzanırsak… Yurtdışında ayağı olanları ve yakınlarına plak getirenleri saymazsak Türkiye’de 1949’da İstanbul Radyosu sayesinde tanışıyoruz cazla. Sonra dalga dalga büyüyor ve bir nevi salon müziğine dönüşüyor. Caz müzik hakkında yazılan ilk yerli kitapsa 1958’de İlhan K. Mimaroğlu’nun yazdığı Caz Sanatı. Kongo’dan New Orleans’a uzun bir yolculuğa çıkaran kitap bir de enstrümanları detaylıca anlatıyor. Hoşunuza giderse, kendini “Cazla aynı yaştayım” diye anlatan caz müzisyeni Cüneyt Sermet’in Cazın İçinden’ini de bir yere not edin. İşin mutfağına meraklıları Nail Yavuzoğlu’nun yazdığı Caz Müziğinde Akor Dizeleri’ni alabilir. Yavuzoğlu kitapta melodinin bizzat kendisini ve ritmik yapısını yazmış.

MILES DAVIS, LOU IS ARMSTRONG, ELLA FITZGERALD…
Bir müziği anlamanın diğer yolunun da müzisyenlerini tanımaktan geçtiğine inanırım. Hatırlayın Oscarlı Whiplash filmini, bir caz müzisyeninin başarıya ulaşmak için çaba – sını anlatıyor. Dinlerken eğlendiğimiz müziğin ardında neler döndüğünü gösteren film ger – çeği bire bir yansıtıyor. Filmi sevenler efsane caz trompetçisi ve besteci Miles Davis’in kendi adını taşıyan otobiyografisini de okumalı. Davis kitaba Charlie Parker ile Dizzy Gillespie’yi canlı dinlediği anı anlatarak başlıyor: “O müzik içime işlemişti moruk. Müzik kanıma gir – mişti ve duymak istediğim tek şeydi. O orkestranın çalış şekli duymak istediğim her şeydi. Müthişti. Ve ben çıkıp onlarla çalıyordum…” Avi Pardo çevi – risiyle Encore’dan çıkan kitabı caz sevmeyen de okumalı. Çünkü kitapta sadece müzik yok, zor bir dünyada yetene – ğiyle ün kazanan bir adamın şöhretle sınavını da ele alıyor. Film tadında… Size Türkçe’ye kazandırılmış diğer otobiyografi ve biyografileri sıralamak isterdim ama maalesef yapa – mıyorum. Şu üç biyografi çıksa hiç kaçırmam: Louis Armst – rong: Master of Modernism, Ella Fitzgerald: A Biography of the First Lady of Jazz ve Art Blakey: Jazz Messenger. Amazon’dan sipariş edebilirsiniz. Üç üstadın müzik ve özel hayatı…
Romandan başka kitap okuyamam diyenlere de E.L. Doctorow’un Ragtime’ı yani Caz Dönemi… Amerikalı olmak isteyen göçmenlerin hikâyesini anlatıyor. Hem olayın geçtiği tarih hem de tempolu anlatımıyla tam caz dönemi.

Not: Okurken dinleme önerisi; Herbie Hancock – Watermelon Man, Miles Davis – Bule In Green, Dizzy Gillespie – Desafinado, Ella Fitzgerald & Louis Armstrong – Cheek to Cheek…

Ece ULUSUM
http://www.haberturk.com/kultur-sanat/haber/1267772-iste-cazin-en-iyi-isimleri

Related Posts

Kalben: Sürekli parlayamam

Ediz Hafızoğlu ve Çağrı Sertel: Transparan takılıyoruz

Ezhel’in annesi Ulya Turgut: Çocuğumun arkasındayım

Caz ve dahası

Lezzetli ama hep aynı Cappadox

Doğu Demirkol: Murat Abi Hazar’ı, ben Bennu Abla’yı kapatacaktım