İki haftadır her yerde Pokemon GO oyunu konuşuluyor. Yolda kimin elinde telefon varsa hepsi Pokemon avında… Dünyada acayip şeyler oluyor ama bizde şehirli çocuk köye gidiyor, ava çıkana çay ikram ediliyor, bir de kötü haber sevgililerin arası açılıyor…
Kabataş’tan Beşiktaş’a doğru yürüyorum, elimde telefon bir Pokemon çıkarsa anında avlayacağım. Yanımdan geçen bir kız “Pokemon GO mu?” deyince sadece kafa salladım çünkü tam da karşımda Pikachu! Ona basayım derken server çökmesin mi? Onun için nasıl da koşarak gelmiştim Dolmabahçe’ye. Meydana kadar 10 Zubat çıktı. Gücü en düşük, az yürüdüğünüzde çok sık çıkan üvey evlat muamelesi gören Pokemoncuk… İki haftadır sağım solum avcı ve elbette rakip. Bu oyunu neden sevdik, ülkemizde neler oluyor? Hazır etrafımda Pokemon yokken yazayım.
Birden bire dünyayı saran sadece ABD’de 21 milyondan fazla kişinin oynadığı Pokemon GO’nun yaratıcısı ve Niantic’in kurucusu John Hanke de bu kadar hızlı yayılmasına şaşırıyor. Neden sevildiğini de şöyle açıklıyor Hanke: “İşin sırrı gerçek dünyayla eşleşen telefonda. Bu dünya sayesinde yaşadığınız yer oyun alanına dönüyor. Hayatım boyunca bunu yapmak istedim, gerçek dünyayı oyun alanına dönüştürmek. Bu bir gecede yakaladığım başarı 20 yılımı aldı.” Teknolojinin bu ayara gelmesi de epey aldı. Onu kim görse ilk sorusu “Ne hissediyorsun?” olmuş. Hanke “Çok mutluyum. En kısa sürede gerçekleştirmek istediğim oyunu diğer ülkelere de açmak. İnternette kalabalık grupların gülüşerek Pokemon GO oynadığını gördüğümde ‘İşte bu her şeye değer’ dedim” diyor.
BAĞIMLI OLDUKLARI ŞEYLE GERÇEK HAYATA DÖNDÜRMEK
Röportajlarında uygulamalar dışında henüz hiçbir soruyu yanıtlamayan John Hanke Berkeley’s Haas School of Business mezunu. Aslında önceden de tanıyoruz; Google’ın Google Earth, Google Maps ve Google Street views uygulamalarını üretmek için satın aldığı Keyhole şirketinin de kurucusu. Haritalar ve harita tabanlı oyunlar konusunda uzman Hanke ve 41 kişilik ekibi Pokemon GO’yu hayata geçirecek tek isimdi deniyor.
Bu oyunu geliştirmeyi kabul ettiğinde Hanke’nin aklında üç şey varmış. İlki insanları egzersize teşvik etmek; daha oyun geliştirilirken Hanke sürekli çocukları dışarıda oynamaya teşvik eden fotoğraflar ve sözler paylaşmış. Tek derdi insanların gerçek hayata, bağımlı oldukları şey sayesinde geri dönmesini sağlamak. Aklındaki ikincisi şey dünyayı hiç dikkat etmediğiniz detaylara bakarak keşfetmek ki onun böyle keşfettiği ilk yer Tokyo’ymuş. Ve üç, oyundaki rakiplerin arasındaki buzları eritmek. Takımları da bu yüzden düşünmüş. Şaşırmamalı 41 kişilik bir ekibin başında olan Hanke, arkadaş canlısı ve multi-player oyunlara bayılıyor. Onun hakkında kişisel bilgi çok az ama şunları biliyoruz; anime hastası, Tokyo’yu avucunun içi gibi biliyor, folk müzik seviyor ve baskılı tişört koleksiyonu var. İşi teknoloji ve yazılımla ilgili ama her gün mutlaka yürüdüğünü, dışarı çıkmayı sevdiğini söylüyor. Bunu telefonuyla birlikte yapsa bile…
ANTARTİKA’DA OLAN SÖYLESİN ORADA NE VAR?
Yürütüyor da yürütüyor. Antarktika ve Kuzey Kutbu’na kadar çoğu yere pokestops (kapış yapılan ve pokeball alınan yer) yaptıklarını söyleyen Hanke “Özel yerler seçtik, keşfe açık” diyor. Soran olmuş ama orada hangi pokemon olduğunu söylememiş Hanke. Uzağa gidemeyenler işi bizim ekipten Mert Toker gibi çözüyor. Yurtdışına gidecek birine telefonunu veriyor, birkaç Pokemon toplamasını rica ediyor. Eğer sizde bu imkân yoksa, güneş kreminizi sürün, çantanıza suyunuzu alın, sokak sokak gezmeye devam.
SEN İSTİYOR POKEMON VERECEK 20 DOLAR
Nintendo ve Pokemon GO yaratıcılarının yanı sıra birçok kişi ve kurum ellerini sıvazlamaya başladı. İlk haber, ABD’nin popüler ilan sitesi Carigliste yayınlanan bir ilanda kendini Golbat-chan olarak tanıtan bir kız oyunda saati 20 dolara Pokemon avlayacağını söyledi. Son duyumlara göre işleri tıkırındaymış. Bir diğer haber ünlü fastfood ve kahve zincirleri dükkânlarına pokestops kurulması için Hanke ile iletişime geçme çabasında. Oyunun son halinde pokemon takasları olursa işte o zaman oyuncular arasında büyük para döner
AŞKIM BEN Mİ POKEMON MU?
İnternette en çok konuşulanlardan biri Clay Whittaker’ın şu tweet’i: “Pokemon GO’da Mewtwo’u bulmak Tinder’da güzel bir kızla eşleşmekten daha kolay.” Gerçi sevgililerin de arasını bozuyor. Bu konuda gördüğüm kadarıyla da en çok erkekler mustarip; beni neden aramıyorsun, neden oraya gittin, bana bak… Erkek tarafı da kaşınıyor, dışarı çıkacakları zaman randevuyu bol Pokemon bulunan noktaya ayarlıyor, arabayla geceleri sokakları turluyor. Oyunu sildiren kıskanç sevgilileri bizzat gördüm.
‘KÖYE POKEMON AVINDA GİDEYİM HEM ANNEANNEM DE SEVİNİR’
Kimisi bunu ticarete çevirmek için Eskişehir’de olduğu gibi çay-kahve ikramı yapıyor, kimisi bir pokemon ile hatıra fotoğrafı çektiriyor kimisi de yürek yemiş, level’ı uğruna Ankara’da Yargıtay’ın kapılarını zorluyor. (Gerçi ben de Beşiktaş’ın stadına girmeye çalıştım.) PC başına kitlenen oyunseverler Beşiktaş, Caddebostan, Taksim gibi kalabalık yerlerde buluşuyor. Arkadaş oluyor, hatta kimi zaman çantadan yemekler çıkıyor ve etkinlik plansız ufak bir pikniğe dönüşüyor. Pokestops’ta birlik olup şarj kablosunu, bataryasını, power-bank’ını paylaşıyorlar. Biz buna “Pokemon’da fair play” diyoruz. Telefona kitlenip hiç konuşmayanı da var, sohbet edeni de. Beşiktaş’ta yanımdaki çocuk “Tokat’a köye gitmeyecektim ama şimdi gideyim toprak Pokemon’u bulurum, hem anneannem de sevinir” diyor. Hayırsız Pokemoncu… Şehirden ayrılmayan gençler bir bakarsınız köylerine gider, insanlar seyahat eder. Henüz neler olacağını kimse kestiremiyor. Çok çabuk sıkılabiliriz de…
YETER ARTIK ZUBAT!
Oyunda en çok karşımıza çıkan pokemon Zubat. Oyuncular usandı. ABD’li şovmen Jimmy Fallon da en son Snapchat’te isyan ediyordu. Onlarca Zubat’ı olanlardansanız profesöre satın ya da en az 2 kilometre yürüyün.
Ece ULUSUM
http://www.haberturk.com/yasam/haber/1267492-yolda-pokemon-bulmak-aski-bulmaktan-daha-kolay