1067205_ecigarette-illustration-vaping-14

Sigara bağımlılığını azaltmak için icat edilen elektronik sigaralar evrim geçirdi; nikotinine insanlar kendi karar vermeye başlayınca daha da zararlı hale geldi! Yine de satışı ülkemizde yasal olmayan bu aletin moda olduğu çok açık…

 

Geçenlerde Athena’nın bir konserindeydim. Önce her şey yolundaydı. Ancak birden birkaç adım önümdeki genç adam 0-1ağzından ejderha gibi bir duman çıkardı. Koyu duman kısa sürede yayıldı, sahneyi bile göremez oldum. Kokusu da cabası… Önce etraftakiler uyardı “Kapalı alanda sigara içemezsiniz” diye. Genç adam pişkin, “Bu sigara değil, e-sigara, zararsız su buharı ve yasak falan olamaz” dedi. Ortalık bir anda karışmasın mı? Güvenlik görevlileri geldi: “Bu kaçıncı kardeşim! Nereden çıktı bu elektronik çubuklar, güvenliğe mi bakalım sigara peşinde mi koşalım?!” Bu aletlerin gittikçe arttığını söylerlerken, telsizden bir anons: “Arkadaşlar, sahne önünde sigara içen birileri var…”

GÜMRÜKTEN NASIL GEÇTİ?
Belki de sigara içmediğimden hiç fark etmemiştim ama, elektronik sigara satışı yasal olmadığı halde epey yayılmış. Yakın arkadaşım Cemile’nin anlattığına göre o yurtdışından sipariş etmiş. Yasal değilse nasıl geçti gümrükten? “Geldiğinde kutunun üzerinde ‘metal detektör’ gibi bir şey yazıyordu, içinde de bir sürü ince teller vardı” dedi. Bu sohbet gerçekleşirken, bir yandan nereden pil bulacağını ve şarjlı olanlardan almayı düşündüğünü anlatıp duruyordu. Geçenlerde de bizim gazetenin asansöründe birkaç kişi konuşuyordu: “Almayı düşünüyorum ama geçen gördüm abi, kalitelisini bulamazsan patlıyor…” Videolar gördüm cayır cayır yanıyor hakikaten! İş böyle olunca başladım araştırmaya. Bir ürün eğer yasal değilse ve herkesin elinde görülüyorsa mutlaka Eminönü’nde bulurum, diyerek çıktım yola. Bütün hanlar ve elektronik cihaz satan dükkânlarda gerçekten de e-sigara dolu, hem de çeşit çeşit. Birine girdim, “Yasal, değil mi?” deyince “Yok abla, Çin ve Almanya’dan kaçak getiriliyor” dedi satıcı. Fiyatları 140 ila 400 lira arasında. Günde 3 tane satıyormuş, Doğubank’ta da şu sıra en çok satılan cihazmış. Oradakilerin anlattıklarına göre cihaza konulan ‘likit’ler (sıvı) sorunmuş, merdiven altında el yapımı üretim bulunduğunu söylediler ama alan da çok dert etmiyormuş. Çok soru sormamdan hoşlanmayan tezgâhtar, “Patlama çatlama olursa buradayız, alıyorsan al” dedi sonunda… Gerçi AVM içindeki sigara ürünleri satan bazı dükkânların da tezgâh altında bulunurmuş. İyi de nasıl bu kadar moda oldu ve gerçekten ne kadar zararlı?

‘BAĞIMLILIĞIN ADINI DEĞİŞTİRMEKTEN BAŞKA İŞE YARAMIYOR’
Aslında bu meret 54 yıl önce sigarayı azaltmak amacıyla piyasaya çıkarılmış ama öyle bir evrim geçirmiş ki nikotini tüketicinin ayarlayabileceği, hatta sıvı uyuşturucu içilebilen bir alete dönüşmüş. Sigarayı azaltmak için kullandığını söyleyenler var. Onlardan biri ünlü oyuncu Katherine Heigl. 2010’da Late Show with David Letterman programında kullanışlı olduğunu söyleyerek yayında e-sigarasını içti. Letterman “Olağanüstü” dedi, o günden sonra yıldızların elinde görülmeye başladı. Birkaç ay içinde satışlar hızla arttı. Ardından 2014’te vizyona giren Cymbeline filmi ve HBO’nun True Detective dizisindeki karakterler e-sigara içerken görüldü. Birden sigara bırakmak için e-sigaracılar türedi, hiç sigara kullanmayan bile bu aletten edindi. Hatta Dünya Sağlık Örgütü’nün 2014’te yayınladığı açık mektupta, “Bu, 21’inci yüzyılın en önemli sağlık buluşlarından biri olabilir ve yüzlerce milyon hayat kurtarabilir. Eğer yetkililer düşük riskli nikotin ürünlerini geleneksel tütün ürünleriyle aynı sınıfa koyarsa onları haksız yere sorunun parçası olarak tanımlamış olacak” yazıyordu. Ancak Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin geçen yıl yaptığı araştırmaya göre çoğu kişi için bağımlılığın adını değiştirmekten başka bir işe yaramıyor; üstelik sık sık pili bittiği için insanlar hem tütün sigarası hem de e-sigara kullanılıyor. Başta ABD ve çoğu Avrupa ülkesinde kapalı mekânlarda kullanılması ve satışına onay verildi. California Üniversitesi araştırmacılarıysa tütünden farklı olmadığını ve aynı kuralların geçerli olmasını savundu. Fakat büyük markalar işin içine çoktan girmişti. Şimdi oralarda benzin istasyonlarında bile 10 dolara satılıyor. 2014’te açıklanan verilere göre e-sigara piyasası 1 milyar dolar. Ardından ikiye katlandığı söyleniyor fakat yasal olmayan satışların verisi olmadığından bir belirsizlik var. İlgiyse her geçen gün büyüyor. Mesela geçen hafta Periscope’ta denk geldim, New York’tan bir Türk canlı yayın yapıyor, tek tek kullandığı e-sigaraları ve içine konan likitleri anlatıyor… Anlık izleyici sayısı 6 binden fazlaydı ve sürekli sorular geliyordu: “Gerçekten zararlı mı?”, “Nereden alabiliriz?”, “Kendi likidimizi nasıl yaparız?”…

ARAŞTIRMALAR ZARARLARINI ORTAYA KOYDU
Öncelikle California Üniversitesi’nin araştırmaları şunu net bir şekilde ortaya koyuyor: Kullananlarda akciğer iltihabıyla ilişkilendirilen artmış azotoksit seviyeleri gözlemleniyor. Bir başka araştırmadaysa bu ürünü kısa süre kullanıp tekrar tütüne dönüldüğünde ağır fizyolojik etkiler tespit ediliyor. En sık rastlanan, solunum yollarında daralma. Gayet doğal! Ağzınıza ısınmış bir pil sokuyorsunuz sonuçta! Daha bilimsel açıklayalım: Cihazın üretiminde aerosol parçacıklar gerekli olduğundan propilen glikol ısınıp buharlaşıyor ve adını sıkça duyduğumuz kanserojen madde olan propilen oksite dönüşüyor. İçmek kadar dumanına maruz kalmak da kötü.

20 NEFESTE 31 KİMYASAL
Popular Science’ta okudum: “Gerçek dünya koşullarını taklit etmek için e-sigara aerosolüyle (sigara dumanıyla) dolu bir odada oturan deneklerle onların dumanına maruz kalan deneklerin kanında benzer nikotin düzeyleri saptandı.” Berkeley Laboratuvarı’na göreyse e-sigaranın içinde akrolein, propilen oksit, formaldehit ve glisidolün yanı sıra tam 31 toksik kimyasal saptanmış. Hepsinin nedeni makinenin ısısı! Ve her cihaz ortalama 20 nefes sonra aşırı ısınıyor. Isı arttıkça bu maddeler de artıyor. Acaba o gün konserde ve arkadaşlarımın yanında ne kadar soludum bu dumanı diye düşünmeden edemiyorum. “Zararlı mı, değil mi?” sorularına son olarak şu iki yanıtı verebiliriz: Public Health England “Normal sigaradan daha zararlı”, Berkeley Laboratuvarı’ndan araştırmacı Hugo Destaillats ise “Tütünlü normal sigaralar çok sağlıksız, e-sigaralarsa sadece sağlıksız” diyor.

**‘Ne olmuş ki?’
Özellikle Karaköy’deki mekânlarda içildiğini gördüğüm için birkaç yere gidip sordum ama yanıt vermek istemediler. Kimisi “Zararsız, ne olmuş ki?” deyip beni postaladı kimisi “Müsaade etmiyoruz ama ısrar edenler oluyor” deyip konuyu kapattı. Görüş veren bir kişi çıktı o da Tükkan Karaköy’ün sahibi Selim Diker. Olduğu gibi aktarıyorum: “Aslında ne sigara ne de e-sigara gibi bağımlılık yapıcı ve insan sağlığına zarar veren bu maddelerin tüketilmemesi gerekir. Yine de artan teknoloji ve insanların e-sigarayı daha az zararlı görmesiyle birlikte kullanımı artacaktır. Sigaranın aksine e-sigaradaki buharın çok kanserojen madde içermediğini sanıyorum; bu yüzden mekânda rahatsızlık vermediği sürece içilmesinde bir sakınca görmüyorum.” Sağlık Bakanlığı bu konuda bir bildiri yayınlasa ve etkili bir proje düzenlese iyi olabilir. Çünkü e-sigara hakkında “sözde satılmadığından” kapsamlı bir araştırma da yapılmamış.

‘Bağımlılığa dönüşebilir’
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Bağımlılık Merkezi Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel
“Davranışsal bağımlılık değişmediği için kişinin tekrar sigara bağımlılığına dönmesi an meselesi. Zaten içinde bulunan maddelerin güvenli olduğu ispatlanamadı. Kullananların boğaz ve ağızda kuruluğu, bulantı ve kusma şikâyetleri oluyor. Sonuçta elektronik sigaradan buhar çıkıyor, bu da kimyasal bir etkileşim yani yanmanın ürünü. Ancak çok moda olursa, gençleri cezbedebilir.”

54 yıl
Herbert A. Gilbert tütünsüz ilk sigarayı 1963’te icat etti ama kimse talep etmedi. Çünkü o zamanlar sigara yararlı diye propagandaların etkisi vardı. Çin 2004’te tekrar piyasaya çıkardı, 2006’da Avrupa ve ABD’ye yayıldı.

Ece ULUSUM

Related Posts

Denizlerin arka sokakları onlara emanet

‘Bir bakışta böceklerimin derini anlarım’

Cover, düet, tribute albümü akımı

Dünya istismarla savaşıyor

2017’den 2018’e devren kiralık

Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insan