80s-002

Günümüzde nostaljiye nur yağıyor. 90 kuşağı gençleri, 80’lerin popüler şarkılarını ezbere biliyor. Gençlere, müzik otoritelerine, işletmecilere ve 80’lerin popüler sanatçılarına bu ilginin nedenini sorduk. Sonuç herkes o yıllarda yapılan şarkıların daha masum olduğunu düşünüyor

00
20’li yaşlardaki gençler nostaljik şarkıları, özellikle de 80 dönemini pek seviyor. Bunu bizzat yerinde gözlemlemek istedik ve bir cuma akşamı Yenikapı’daki Mercan Restaurant’ın yolunu tuttuk. İçerisi tıklım tıklım. Özellikle de gençler gelmiş Besen’i izlemeye. Bir tarafta tuvalet kapısı önünde kolonya tutan görevli teyze, diğer tarafta gözümüzü alan ışıltılı disko topu, her detay 80’leri andırıyor. Daha program başlamadan masa ‘yanar döner’ meyvesine kadar donatılıyor. Birden alkış kopuyor ve Ümit Besen dillere pelesenk olmuş şarkısını söylemeye başlıyor: Nikah Masası… Şarkıları herkes ezbere biliyor. Yan masamıza bakıyorum üç genç kız, arkamıza bakıyorum iki genç sevgili… Yan masadaki kızlar İstanbul Aydın Üniversitesi’nde tasarım okuyormuş, sevgilileri terk edince dertleşmek için buraya gelmişler. Besen, çiftleri dans etmeleri için sahneye çağırınca fark ediyoruz ki mekanda azınlık olanlar orta yaştakiler. İçerisi doğum günü kutlaması yapan gençlerle dolu. Şarkıcıyla fotoğraf çektiriyor, Besen’in başından aşağı güller döktürüyorlar… Ve bunların hepsi anında #umitbesen, #mercanrestaurant ve #80ler etiketleriyle tweet’leniyor, Instagram’da paylaşılıyor. İçeride “Fotoğraf çekmek yasaktır” yazıyor yazmasına ama akıllı telefonlara kim engel olabilir ki? Peki ama Ümit Besen’e, 80’li yıllara gençliğin bu denli sevgisi nereden geliyor? İnternet çağının payı kuşkusuz gözardı edilemez. Zaten o dönemin yıldız sanatçıları da internetin hakkını veriyor. Bir de masumiyet meselesi var tabii. Günümüz şarkılarında hızla tüketilen aşklar anlatılırken, 80’lerde müzik ölümsüz sevdalar üzerine kuruluymuş. Şimdiki gençler “O yıllarda her şey daha dürüstmüş” diyor. Bu konuyu masaya yatıralım dedik ve 90 kuşağı, 80’li yılların müziklerini neden seviyor araştırdık. Sonuç: Herkes o yıllarda yapılan şarkıların daha samimi ve dürüst olduğunu düşünüyor.

SANATÇILAR NE DİYOR?

Şarkılarımı ezbere biliyorlar
“Gençlerle aram çok iyi. Özellikle gençlerin gittiği mekanlarda konser verdiğimde inanın adım atacak yer kalmıyor. Şarkılarımı gençlerle hep bir ağızdan söylüyoruz. Bütün şarkılarımı ezbere biliyorlar! Bana kalırsa gençler şarkılarımda kendilerini buluyor ya da daha doğrusu yüreğinin sesini buluyor. Son zamanlarda gençler beni büyük ihtimalle internetten keşfediyor. Ama çok mutluyum ki internette kalmıyor sevgileri, konserlere de gelmeyi ihmal etmiyorlar. Konser bittikten sonra gitmeyip benimle fotoğraf çektiriyorlar. Özellikle 20-25 yaş arasındaki gençler daha fazla gözüme çarpıyor.”

İnternetten ve aile arşivinden buluyorlar

Ben gençleri, onlar da beni seviyor, sağ olsunlar. Özellikle de 20’li yaşlardaki gençlerin bana ve şarkılarıma ilgisinin çok büyük olduğunu programlarımda görüyorum. Benimle en çok onlar fotoğraf çektiriyor. Bana kalırsa genç dostlar şarkılarımda aşklarını buluyor ve parçaları sevdiği insanlara ithaf ediyor. Beni ve şarkılarımı anne ve babalarının arşivlerinden de tanıyanların sayısı epey fazla. Fakat şu sıra internetten daha çok keşfediyorlar. Oralarda sevdiği şarkıları bulup paylaşıyorlar. Bu da beni çok sevindiriyor elbette…”

GENÇLER NE DİYOR?

Eskiler aşkın en dürüst halini anlatıyor
Gençler eğlenmek için tavernalara ya da 80’ler konseptli mekanlara gidiyor, kaset ve kasetçalar koleksiyonunun fotoğraflarını Instagram hesabından paylaşıyor, 80’lerde bir nevi alt kültürün müziği olan arabesk şarkıları iPod’larına yüklüyor… Onlardan biri de Aysel Yakut. 20 yaşındaki Yakut İzmir Ege Üniversitesi’nde öğrenci. 80’ler sevdalısı genç kız “Sadece 80’lere değil, ben eski olana sevdalı biriyim, etrafımdakiler de böyle. Eski kitaplar, müzikler, aşklar hatta eski kavgalar… En çok Ümit Besen, Orhan Gencebay, Ayten Alpman ve Gülden Karaböcek’i dinliyorum. 80’leri seviyorum çünkü eski zamanların aşklarını daha saf, gerçek ve masum buluyorum. Bu yüzden yanlış zamanda doğduğumu düşünüyorum” diyor. Bir diğer 80’ler partilerini kaçırmayan ve hatta okul mezuniyetini bile bir tavernada yapmayı düşünen kişi de 24 yaşındaki İstanbul Üniversitesi öğrencisi Burçin Yeğen. Yeğen, “Müzik ve eğlence benim hayatımın neredeyse tamamını oluşturuyor. Hayatımda keşkelerim arasında 80’lerde yaşamak var ama sadece eğlence hayatını! Belki yine 80’lerdeki kargaşayı yaşadığımız için bu müziklere yöneldik, emin değilim. Ama o yılların müziği, aşkın ve kızgınlığın en dürüst hali. Yapmak için yapılmamış, gerçekten içten gelerek ortaya konulmuş. Bu nedenle kendimi kaptırıyorum. Neredeyse tüm 80’ler ve 90’lar konseptli partilere gidiyorum. Zaten giyim tarzıma da dinlediklerim yansıdı. En çok 45’lik’e gidiyorum. Ümit Besen, Ayten Alpman ve Neşe Karaböcek’in şarkılarını dinliyorum. Ayrıca Erkin Koray, Coşkun Sabah ve Selami Şahin’in bazı parçalarını da çok seviyorum. Mesela geçen sene mezuniyet partimizi sınıfça Ümit Besen’e giderek yapacaktık ama yer bulamamıştık” diyor. Anlaşılan kendisini 80’lere kaptıran 90 kuşağının ortak görüşün o dönemin masum olduğu düşüncesi. Bir noktayı da unutmamak gerekir. Kendisini bu döneme ait hisseden gençler sadece eğlence kültürünü yaşamayı tercih ediyor. Malum 80’lerde gençliğini yaşayanlar 12 Eylül’ü hâlâ atlatamamış durumda.

MÜZİK OTORİTELERİ NE DİYOR?

Murat Meriç (Müzik yazarı-DJ)

Eskinin peşine düşüyorlar
“Nostalji dediğiniz yeni bir şey değil, her dönemin modası. 1970’lerde de 60’lar nostaljisi yapılıyordu. Örneğin, 70’lerin sonunda Gökben, Yeşim gibi isimler yeniden ‘eski’ şarkıları seslendirdi. Gençlerin alakasını da şöyle yorumlamak mümkün; Aklı kemale eren çocukluğunun izini sürüyor! Kuşak ilerledikçe nostaljinin sınırı değişiyor. Şu anda 80’li ve 90’lı yıllar makbul çünkü o dönemin çocukları, bugünün gençleri. Eskiye ait, kendilerine ve dinlediklerine dair bir şeyi yakalayınca bırakmıyorlar.”

Hakan Küfündür ( DJ – Radyo programcısı)

Nostaljiye nur yağıyor
“Yaptığım 80’ler partilerine gelenlerin yüzde 80’i 18-25 yaşları arasında. Son yıllarda üniversite festivallerine de çok fazla davet ediliyorum. Şarkıların çıktığı yıllarda yeni doğmuş hatta doğmamış olan dinamik neslin ilgisi takdire layık. Genç kitle internet kullanmayan kuşağın renkli şarkılarına bayılıyor. Büyüklerinden duydukları ve çocukluklarından hatırladıklarıyla 80’ler ve 90’lar renkli bir dönem olarak hafızasında kalıyor. Yani eski rağbet var ve nostaljiye nur yağıyor.”

Mekanı nostalji ayakta tutuyor

Sadece 1960, 1970 ve 1980 müzikleri çalan Beyoğlu’ndaki nostaljik mekan 45’lik’in işletmecisi Fuat Akyol: “Hem genç hem de orta yaş var. Ama özellikle 20 yaşlarındaki gençler geliyor. En yoğun günlerimiz cuma ve cumartesi oluyor. Mekan 19 yıldır, nostaljiyi ayakta tutuyor. 70’ler ve 80’ler müziğine artık gençler daha çok ilgi gösteriyor, mekanı dolduruyor. Bizim burada insanlara yaşatmak istediğimiz nostalji.”

Ece ULUSUM

http://www.sabah.com.tr/cumartesi/2014/11/08/90li-genclerin-cikarmasi?paging=1

Related Posts

Kalben: Sürekli parlayamam

Ediz Hafızoğlu ve Çağrı Sertel: Transparan takılıyoruz

Klima savaşları

Ezhel’in annesi Ulya Turgut: Çocuğumun arkasındayım

Caz ve dahası

Lezzetli ama hep aynı Cappadox