■ Hayatınızda Montreal Jazz Festival’den öncesi ve sonrası diye bir dönüm noktası var mı?
Her konserimizde elimizden gelenin en iyisini yapmaya ve seyirciden de geri dönüş almaya çalıştık. Öte yandan evet, dönüm noktası kabul edilebilir. Mesela eski ve harika bir konser mekânı olan L’Astral’de konser sonrası bir grup müthiş izleyiciyle tanışıp after parti yapmak unutulmazdı.

■ Sıklıkla şamanizmden etkilenen bir grup olduğunuzu söylersiniz. Sizin için şamanizm ne demek?
Şamanizm ve vaat ettiği o trans hali evet, bizim için etkileyici. Bana sorarsanız müzik ya da diğer sanat biçimlerinde birçok icracı için yaptığı iş, o farkındalığa, mental düzeye ulaştıran bir araç ve o noktaya başka hiçbir yoldan gidemiyorsunuz.

■ Önce eğlenmek mi, eğlendirmek mi?
İkisi de. Eğer performans sırasında eğleniyorsak, halet-i ruhiyemiz seyirciye de yansıyor. Tüm o enerji ve titreşim, seyircinin de tonunu belirliyor.

■ İstanbul denince aklınıza gelen 3 şey nedir?
Dervişler, ziller ve kahve.

■ Salon’da vereceğiniz konserde dinleyicileri neler bekliyor?
Genel olarak son albümümüz Floa’dan çalmayı planlıyoruz ama eskilerden de çalacağız.

Ece ULUSUM

 

 

Related Posts

Kalben: Sürekli parlayamam

Ediz Hafızoğlu ve Çağrı Sertel: Transparan takılıyoruz

Ezhel’in annesi Ulya Turgut: Çocuğumun arkasındayım

Caz ve dahası

Lezzetli ama hep aynı Cappadox

‘Biz öyle çocuklar değiliz’