Elvis Presley ve The Beatles’ı barok tarzda dinlemeye ne dersiniz? O halde 7. Şefika Kutluer Festivali’ni kaçırmayın! Geçen hafta başlayan festivale ilgi büyük, Şefika Kutluer hem festivali hem de güncel müziği anlattı.

0-11Sihirli Flüt unvanlı Şefika Kutluer adına düzenlenen festivalin bu yıl yedincisi düzenleniyor. Amadeus Bilgi Teknolojileri Grubu sponsorlu etkinliğin bu yılki teması Doğu Batı ile Buluşuyor. Kutluer, Peter Breiner yönetimindeki Bilkent Yaylı Çalgılar Orkestrası eşliğinde bazı The Beatles ve Elvis Presley’in unutulmaz eserlerini Barok tarzda seslendirecek. Öncesinde sorularımızı yanıtladı.

■ Adınıza düzenlenen festivalin 7’nci yılındayız. Festivalin 50’nci yılını düşünebiliyor musunuz?
Birlikte çalıştığım ünlü müzisyenleri doğduğum kente getirmek istiyordum, bu hayalimdi. Böylece festival başladı. Festivalimiz bugüne dek Çin’den Meksika’ya, Kore’den Yunanistan’a, Almanya’dan Rusya’ya, Avusturya’dan ABD’ye, Portekiz’den Lüksemburg’a birçok ülkeye uzandı. Eskiden her şey Ankara’dan Türkiye’ye yayılırdı, şimdiyse izlemede bile alt sıralara düşmüşüz. Bu sebeple Ankara’da doğan bir sanatçı olarak Ankara’nın kültür ve sanat hayatına bir damla katkım olsun istedim. Konserlere olan ilgi amacıma ulaşmakta olduğumu hissettiriyor. Üstelik festivalimizi artık hem Ankara hem de İstanbul’da gerçekleştiriyoruz. Umarım 50 yıl ve daha da uzun süre devam eder.

■ The Beatles ve Elvis Presley’i niçin seçtiniz? Hangi eserlerini yorumlayacaksınız?
Konsere John Lennon’un “Imagine”ı ile başlayacağız. Daha sonra pop dünyasının klasikleşmiş eserlerini, Beatles ve Elvis Presley’in unutulmaz parçalarını, Barok tarzda klasik müziğe Breiner tarafından uyarlanmış düzenlemeleri Peter Breiner yönetimindeki Bilkent Yaylılar Orkestrası eşliğinde seslendireceğiz. New York’ta yaşayan Breiner dünya çapında tanınan bir sanatçı ve aynı zamanda benim çok iyi bir arkadaşım. Beatles Go Baroque ve Elvis Go Baroque çalışmaları çok beğeniliyor, bu CD’ler satış rekorları kırıyor. Ben de Türk sanatseverleri bu eserlerle buluşturmak istedim. Mesela Breiner’ın “Beatles Concerto Grosso No.2” eserinde, Beatles’ın “A Hard Day’s Night”, “Girl”, “And I Love Her”, “Paperback Writer” ve “Help” isimli parçalarını dinlerken Vivaldi’nin “4 Mevsim” keman konçertosunu da işiteceksiniz.

■ Bu tür projeler, popüler kültür isimleri barok tarzla harmanlamak genelde dikkat çekmek için yapılır diye düşünen, bu görüşü savunan bir kitle var. Böyle işleri siz nasıl yorumluyorsunuz?
Kim ne için dikkat çekmeye çalışıyor bilemiyorum ama benim amacım kaliteli müziği insanların keyifle dinleyecekleri şekilde onlara sunmak. Genel anlamda klasik müzik dinleyicisinin bu konuda biraz bilgili olması ve klasik müzik dinlemeye alışması, bu tarz müziğin insanlara sunduğu faydaları hissetmesi gerekir. Bu alışkanlığı başlatmak içinse bazı popüler araçları kullanmak her zaman faydalıdır ama kaliteden vazgeçmemek şartıyla.

■ Teknolojik cihazlarla, bilgisayarlarla müzik yapılan dönemde sizin ve sizin gibi enstrüman sanatçılarının nasıl bir yeri olduğunu düşünüyorsunuz?
Klasik müzik, adı üstünde, her zaman var olacaktır. Bilgisayarlar hiçbir zaman enstrüman sanatçılarının yerini alamaz. Her tarz müziğe saygıyla yaklaşırım, yeter ki kaliteli olsun.

■ Enstrümanınızı çalarken aklınızdan neler geçiyor?
Flüt benim için gerçekten büyülüdür. Flüt, Tanrı tarafından bana hediye edilmiş kutsal bir anahtar ve çocukluğumdan beri bedenimin bir uzantısı. Nefes şu andaki yaşamımızı ifade eder, bedenimizi ve yaşıyor olmamızı… Flüt çaldığım an kendimi bütün sınırların kalktığı kutsal yerde hissederim. Asıl ait olduğumuz yer de burasıdır, gerçek mutluluğu burada tadarsınız. Mevlânaâ’nın dediği gibi “Müzik cennetin sesidir.’’

Ece ULUSUM

Related Posts

Kalben: Sürekli parlayamam

Ediz Hafızoğlu ve Çağrı Sertel: Transparan takılıyoruz

Ezhel’in annesi Ulya Turgut: Çocuğumun arkasındayım

Caz ve dahası

Lezzetli ama hep aynı Cappadox

‘Biz öyle çocuklar değiliz’