17. Antalya Piyano Festivali son sürat devam ediyor. Bir yandan provalar diğer yandan konserler… Festivalin direktörü Gürer Aykal ve flamenko piyano üstadı Manolo Carrasco ile konuştuk.

0Geçen yıl Antalya Piyano Festivali başlamadan Gürer Aykal’ın yanına koşmuş, ne olup biteceğini uzun uzun konuşmuştuk. Klasik müziğin Antalya’nın çehresini değiştirdiğini ve bir kitleyi bağımlı hale getirdiğini görmüştüm, heyecanlanmıştım. Zira bu yıl konser sayısında düşüş olsa da gelen şefler tam anlamıyla cümbür cemaat geldi; hem ekibini hem de ailesini Antalya’ya getirdi. Aykal’ın etkisi büyük… 2 haftadır klasik müziğe dair nefis şeyler oldu Antalya’da. Gürer Hoca ile festival devam ederken konuştuk.

■ Bu yıl festivalde neler olacak? Nefis isimler var…
Festivalde dünya çapında sanatçılar, Türk orkestrasıyla birlikte müzikseverlerle buluşacak. Konserler EXPO 2016’da yapılıyor olması nedeniyle daha geniş kitlelere ulaşacak. Böylesine kaliteli ve geniş seyirci kitlesine müziği sevdirmek amacıyla repertuvar çok titizlikle seçildi. Her kesimden insanın sevgiyle dinleyebileceği eserler festival aracılığıyla, müzikseverlerle buluşacak.

■ Yurtdışından gelen sanatçılar size ülkemizde neler olup bittiğini sordu mu? Nasıl açıkladınız? Festival nasıl etkilendi?
Bu yıl bazı etkinliklerimizi gerçekleştiremedik fakat Antalya’dakiler devam edecek. Özellikle ustalık sınıfları ve konservatuvarlardan seçilen piyano öğrencilerinin eğitimine devam etmek görevimiz. Sanatçı sayısında düşüş yok, 300 kişi sahnede olacak. Ancak konser sayısında düşüş var… Sanatçılarla aylar önce anlaşmıştık. Hiçbir iptal yaşanmadığı gibi aileleriyle birlikte gelen sanatçılar da oldu. Bazıları festival sonrasında tatil amaçlı kendi paralarını ödeyerek kalmaya da devam edecek. Bu konserler toplumun moralini yükseltecek ve toplumu bir arada tutacak. EXPO’da olmamız nedeniyle sahne etkinliklerimiz azaldı. Etkilenme yalnızca bu sebeple oldu… Gelen sanatçılar bize sadece “Türkiye güvenli mi? Neler oluyor?” diye sordu. Biz de anlattık, sorun olmadı.

■ Çok güzel bir ekiple gece gündüz çalışıyorsunuz festival için. Bu festivalin manevi bedeli ve sonrasındaki kazancı nedir?
Bu işin bana kazandırdığı en büyük hediye büyük dostluklar ve güven. Bunun karşılığı yok. Çalıştırdığım gençler, nasıl sanatçılar istediğimin farkında ve bana daha iyilerini sunabiliyor. Normal hayatlarında da artık eserlerimi dinliyorlar bu da beni çok mutlu ediyor.

‘MÜZİK KAOSLARIN PANZEHİRİDİR’
■ Sizce müzik kaostan nasıl etkileniyor?
Ülkede yaşananlardan sonra devam ediyorsunuz, bu harika bir şey… Müzik birleştirici, kaosların panzehiridir. Ne kadar çok konser yaparsak o kadar çok güçlenir ve bütünleşiriz.
■ Ülkemizde her geçen gün klasik müziğe olan ilgi artıyor. Hatta yeni beste yarışmaları bile düzenleniyor. İleri de neler olabilir, müziğe dair öngörüleriniz neler?
Akdeniz Flarmoni Orkestrası için bir eser ısmarlanmıştı ve biz seslendirdik. Gelecek yıl için yeniden eser ısmarlıyoruz. Böylece orkestra dağarcığımız gelişecek. Eczacıbaşı yıllardır eser ısmarlar. Türkiye’deki bestecilere gerek yarışmalar, gerek eser ısmarlamaları yaparak onları verimli kılmak geleceğimizin güvencesi. Ayrıca klasik müzik dinlemek, kişinin düşüncelerinin sağlıklı olduğunun da göstergesi. Özellikle genç dinleyicilerimiz bize umut veriyor.
■ Festivalde kimle sahne almak isterdiniz?
Gelecekte sahneyi genç bir Türk solistle paylaşmak isterim. 10 yaşında bir Türk piyanistle sahne almaktan başka, beni mutlu kılacak bir şey yok. Dünyanın büyük sanatçılarıyla sahneyi paylaştım, tabii ki bu müzik adına çok önemli ama genç bir Türk sanatçısıyla sahneye çıkmak benim için tarifsiz bir mutluluk olur.

Manolo Carrasco: Duyduklarınızın çoğu yanlış, Türkiye’ye gelin
Bu yıl flamenko piyano konserinde dünyanın en büyüklerinden biri Manolo Carrasco vardı. 17 kişilik ekibiyle ortalığı yıktı… Flamenko dansının en güzel örnekleri de sunuldu. Carrasco konserden sonra sorularımızı yanıtladı.
■ Günümüz müziğini nasıl tanımlarsınız?
Müzik dünya çapında bir dil ve günümüzde de barışın dilini sembolize ediyor.
■ Uluslararası turneler ve konserler bunca yıl size ne öğretti?
Dünyanın ne kadar özel ve çok kültürlü olduğunu gördüm. Böylece birçok ritim ve ses keşfettim, repertuvarımı zenginleştirdim. Türkiye’de çalmak mesela beni mutlu ediyor ve her defasında bir şey katıyorum kendime.
■ Antalya’daki konseriniz tıklım tıklımdı ve herkes çok mutluydu.
Herkes özel bir şov gördü ve flamenko, piyano ve caz her şey vardı. Dansçılarla tutkulu bir flamenko oldu ve bu dans çok özeldir. Etkilenmemeleri elde değildi.
■ Herkese sorarım size de sorayım; iyi bir parçanın bedeli nedir?
Biliyorsanız lütfen bana da söyleyin. Bir şarkı oluştururken müzik birden içten geliyor. Tabii sonrası bir sürü alıştırma, deneyim…
■ Türkiye hakkında onca şey konuşuluyor biraz da olumsuz ve abartılarak. Siz konserinizi iptal etmediniz ve bu konuda çok duyarlı oldunuz. Ülkenizden Türkiye’ye dair nasıl bir bakış açısı var?
Olumsuz şeylerin hiçbirini kabul etmiyorum. Gelmeyenlere de bir mesaj vermek isterim; duyduklarınızın neredeyse çoğu yanlış, lütfen Türkiye’ye gelin. Ülkeniz çok özel bence ve inanılmaz bir kültüre sahip. Anlatılanların hiçbirini görmedim burada, abartı… Birçok kez İstanbul’a da geldim ve Antalya’ya da bayıldım! Burası bana memleketim Cadiz’ı hatırlattı. Başka zaman da gezmek için geleceğim.
■ Müzikte çok çalışmakla yetenek arasında nasıl bir denge var? Şansın bir etkisi var mıdır?
Mükemmel dengeyi yakalamak çok zor. Bunun için tutku, yetenek, sıkı çalışmak, müzik aşkı ve şans gerekli. Bunların hepsi bir arada olunca her şey yolunda gidiyor.

*7 Ekim Cuma Antalya Devlet Senfoni Orkestrası – 21.30 Şef: Darrell Ang Solist: Emre Şen Grammy’ye aday olmuş, Singapur’un en ünlü sanatçılarından şef Darrell Ang, ülkemizin nadir yeteneklerinden piyanist Gökhan Aybulus eşliğinde Antalya Devlet Senfoni Orkestrası ile sahnede olacak.
*14 Ekim Cuma Antalya Devlet Senfoni Orkestrası 21.30 Şef: Gürer Aykal Solist: Roberto Cominati Festivalin kapanışı, Gürer Aykal’ın şefliğinde, İtalya gibi klasik müzik kültürü en üst düzeyde olan bir ülkenin, en büyük piyanistlerinden solist Roberto Cominati ile festivalin kapanışı gerçekleştirilecek.

Ece ULUSUM

Related Posts

Kalben: Sürekli parlayamam

Ediz Hafızoğlu ve Çağrı Sertel: Transparan takılıyoruz

Ezhel’in annesi Ulya Turgut: Çocuğumun arkasındayım

Caz ve dahası

Lezzetli ama hep aynı Cappadox

‘Biz öyle çocuklar değiliz’