Erkekler içlerindeki çocuğu off road ile yeniden keşfediyor. Çamurlarda koşturuyorlar, arabalarıyla zorlu yolların üstesinden gelmeye çalışıyorlar… Biz de bir hafta sonu Amarok’a bindik ve off road’ladık. Bana kalırsa yaptığımız şey araba kullanmak değil, rodeo yapmaktı…

Bir gün toplantıda görsel yönetmenimiz Didem Yılmaz, “Kocam off road’a sardı, çamur içinde eve geliyor” diye anlatmaya başladı. Fotoğraflarını gösterdikçe iyice meraklandım; off road ekibine dahil oldum. Baştan şunu söyleyeyim, bir daha yapar mıyım? Evet, ama direksiyon bende olursa!

0-23Kemerburgaz’a bir geldim ki kocaman yollarda görmeye alışık olmadığımız araçlar sıralanmış bizi bekliyor. Birden kendimi “Mad Max” filminin içinde sandım. Herkes birbirini tanıyor, yazdan beri aynı ekip yollara düşmüş; Karadeniz, Kemerburgaz, İğneada… Kısa bir rota belirleme toplantısından sonra koyulduk yola. Bizim aracın şoförü Didem’in eşi Taylan, nereden bilebilirdim ki en çılgın olanı olduğunu?

Bir gaza bastı ki kavanozdaki turşu gibi sallanıyoruz, hopluyoruz. Acemiyim malum bir yere tutunmadığımdan kafamı da vurdum ama kendimi gülmekten alamıyorum, çok eğlenceli gerçekten. En korkutanı küçük gibi görünen ama araba ilerledikçe derinleşen göletlerden geçmek. Tam eğleniyorduk ki araçlar durdu. En öndeki araç çamura batmış, kalmış, onu kurtarmaya çalışıyorlar. İşin en fena kısmı bu, öndeki araç kalınca ardındakilerin de kalacağı neredeyse kesin. Her arabanın kurtulması ortalama 20 dakika sürünce 1.5 saatten fazla bekledik. Bu off road’un rutini, biri kalıyor, ya kendini kurtarıyor ya da aracı çektiriyor.

İzlemesi bir süre sonra sıkıcı olabiliyor ama çamura saplandığınızda işin rengi değişiyor. Herkesin kaldığı yolda bir şans biz geçeriz diye düşünürken çamura öyle bir saplandık ki koca araç resmen yan yattı. Gaza bastıkça aracın motorundan dumanlar yükseliyor. Ön cam tamamen çamurla kaplanıyor bu sefer dışarıyı görmek için camı açıyoruz; arabanın içi de çamur doluyor. Sonunda pes ediyoruz, arabanın önündeki vinci karşımızdaki ağaca bağlıyoruz ama ip öyle bir geriliyor ki aklıma sürekli felaket senaryoları geliyor; bir, ağaç üzerimize devrilecek, iki, ip kopacak ön camı parçalayacak, üç, çamurdan asla çıkamayacağız. Felaket senaryolarımdan hiçbiri gerçekleşmedi, kurtulduk. Sonra iki kere daha aynı şeyi yaşadık…

Erkeklerin en sevdiği kısım da bu zaten, gerilim. Araç çamura batınca çocuk gibi eğleniyorlar. Ben ve Didem sıkıntıdan bayılmak üzereyken onlar çamura bulanan en mutlu insanlardı. Taylan; “İşin eğlence kısmı aslında bu, araca sonradan taktırdığımız aksesuvarları kullanmak, aracı ağaca bağlayıp kendini çekmek…” Erkekler araçlarını ya da daha doğrusu oyuncaklarını kurtarmaya çalışırken kadınlar da bir köşede toplanıyor, kaynatıyor. Nerede olursa olsun alışveriş ve annelik konuşmaya hazırlar, onu anladım. Fırsat bu fırsat hemen kocaları hakkında sorular sordum, onlar da döküldü.

BEYLERİN EN ZORLU ENGELİ YOLLAR DEĞİL…
Biri kirlenmelerinden mustarip “Dizlerine kadar çamura batmış, üstü başı öyle kirli ki direkt kıyafetleriyle küvete sokuyorum” diyor. Erkek erkeğe takıldıkları için içi rahat olduğunu söyleyen de var, “Kocam bensiz çıkamaz ama çok sıkılıyorum” diyen de. Anlaşılan off road tutkunlarının önündeki en büyük engel ne göller, ne de çamur, asıl zorlu engel eşleri! Onlardan izin almadan ya da yanlarında götürmeden bu oyuna dahil olamıyorlar… Ekipten Atalay Bey’in eşi aracı kullanmaya başlayınca bizim Didem de aşka geldi, geçti direksiyonun başına. Ben Taylan’a çılgın demiştim ama Didem’in de ondan kalır yanı yoktu, yola bodoslama girip durdu! Ve anladım ki sürmek, yanda oturmaktan çok keyifli.

Ortada bir macera varsa sonunda elbette bir ödül de var; mangal! Ateş yakıldı, müzik açıldı, mangal körüklendi. Mönü hep aynı; sucuk, kanat, köfte… Daha ne olsun? En güzel yanı da bütün işleri erkeklerin yapması, bulaşıklar bile onlarda. Hava buz, herkes ateş başında oturup yolun nasıl geçtiğini konuşuyor, kimin nerede hata yaptığından söz ediyor. Mesela biri ekipten ayrılmış, önce çamurdan kurtulamamış sonra da aracı bozmuş. Yani gruptan ayrılanı kurt kapıyor. Kabul edelim bu eğlence için aracınızın hasarlanmasını ve sarsılmayı göze alacaksınız.

‘WHATSAPP GRUBUMUZ VAR’
Taylan Yılmaz – Pilot
“Aracı off road aracı diye aldık ama iş araçla bitmiyormuş ki! İnternette araştırmaya başladım; lastik aldım, vinç taktım, aracı yükselttim… Şimdi tam anlamıyla off road aracı oldu. Sonrası zaten çok eğlenceli. WhatsApp grubumuz var, oradan sürekli paylaşımlar yapıyor yeni rotalar belirliyoruz.”

‘YALNIZ OLUNCA BU İŞ TEHLİKELİ’
Aydın Kaya – Tamsan
4×4’ün sahibi “Bu işi sevecek olan da yapabilecek olan da belli. Öyle zor durumlarda da hiç kalmadık. Zaten iyi bir şoför için bu işin iki ana kuralı var; aracının tesisatı tam olmalı, yalnız başına yola çıkmamalı. Gerisi halloyuyor’

‘BU BİR AİLE AKTİVİTESİ’
Atalay Altuntaş ve eşi – Gültaş Otomotiv Servisi
“82 model ihtiyar Land Rover’ımla yola çıkıyorum. Gerçi 40 yaşımdan sonra keşfettim, araba 3 aydır benimle ve ben de 3 aydır off road yapıyorum. Off road değil aslında İstanbul’dan kaçış bu. Haftanın stresini atmaya çalışıyoruz. Birazdan da göreceksiniz 6 saatte 1 kilometre yolu zor gideceğiz. Ailem de eşlik ediyor bana, kendimi iyi hissediyorum. Aracı arada hanıma vereceğim.” Atalay Bey’in eşine “Korkmuyor musunuz?” diye sorunca “Korkacak bir şey olmadığı gibi çok zevkli. Üstelik bu bir aile aktivitesi. Şehrin içindeki hengâmeden kaçabiliyoruz. Alışveriş merkezinde hafta sonunu geçireceğimize doğayla iç içeyiz” diyor.

TÜRKİYE’DEKİ EN İYİ OFF ROAD ROTALARI

İstanbul – Kemerburgaz, Garipçe

Kocaeli – Sapanca Gölü ve civarı

İzmir – Çandarlı ile Dikili arası

Antalya – Köprülü Kanyon civarı

Samsun – Kunduz Dağı ve civarı

Rize – Ardeşen, Ovit Dağı ve civarı

Artvin – Armutlu’da Uğur Köy civarı

Ordu – Efirli Köyü ve Gölevi civarı

Ece ULUSUM

http://www.haberturk.com/yasam/haber/1195314-erkeklerin-camurla-aski

Related Posts

Çözüm artık şu havuz problemini

‘Bir bakışta böceklerimin derini anlarım’

Yeni annelere sağ kalma rehberi

2017’den 2018’e devren kiralık

Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insan

Kamp kurmalık yıldız haritası