Ekran Resmi 2018-01-03 15.02.46

Sosyal medyada bir kitle, hiç tanımadığı ölülerin dünyalık hesaplarını tek tek bulup takip ediyor, mevtaya ‘like’ atıyor. Bir zamanlar ölenin arkasından dua okunurdu, şimdi yorum yapılıyor!

7202614Birkaç gün önce gazetelerin üçüncü sayfalarını okurken bir kızın ölüm haberine denk geldim. Sevgilisiyle buluşmak için çarşafları birbirine dolamış, ancak tutunamayıp 3’üncü kattan düşerek ölmüştü. Vefat eden genç kızın ismi yazıyordu ama fotoğrafı yoktu. Meraktan, Instagram’da kızın adını arattım. Garip hissettim. Bunu kim yapar ki? Ama acayip bir trendle karşılaştım. Merhumenin hesabı hâlâ herkese açıktı ve onu tanıyan tanımayan kullanıcılar fotoğrafların altına yorum atıyordu: “Yazık etmişsin kendine, aşka değmez”, “Bana sorsaydın ‘Yapma’ derdim”, “Kendi düşen ağlamaz”… Birkaç gün o profili izlemeye devam ettim. Bu süreçte binlerce yorum yazıldı; tartışmalar, kavgalar başladı, kız adına sahte hesaplar ortaya çıktı, hatta ailesine de bulaşanlar oldu. Kızcağızın kırkı çıkmadan aile kamuoyuna açıklama yapmak zorunda kaldı; o da “baskıcı” oldukları iddia edilen ağabeyleri tarafından ve Facebook’tan… Böylece esas oğlanın ailesi de topa girmek zorunda kaldı. Kızın kederli annesi, acısını mı bastırsın, 40 ve 52 mevlidine mi hazırlansın, “şikâyet et” düğmesine basıp bloklamak için inceleme mi başlattırsın? Bir de derdini Silikon Vadisi’nde ayrı ayrı paylaşım platformlarına nasıl anlatacaksın?

‘TEDAVİ GEREKTİREBİLİR!’
Sosyal medyanın bu son tuhaflığı, eski sevgili stalk’lamadan evrilip “ölü stalker’lığı”na kadar varmış. İyi Allah stalk’larını affetsin! de bu insanlar bunu neden yapıyor? Ölen ünlülerin arkasından yazıların yazılması yeni değil, bunun bir yas süreci olduğu bilinir.
Digital Age’in İngiltere ayağındaki bir araştırmaya göre, ünlü biri öldüğünde sosyal medya kullanıcılarının 100’de 10’u ölen kişiler hakkında paylaşım yapıyor. Aynı araştırma, katılımcılarına “Ölümleri neden sosyal medyada paylaşıyoruz?” diye sormuş. Yüzde 47 “İnsanları hızlıca haberdar etmek için”, yüzde 45 “Hızlıca o kişiye sevgi ve saygısını gösterebilmek için”, yüzde 8 ise “Diğer kullanıcılar paylaştığı için” demiş.
Ancak tanımadığı ölülerin hesaplarını takip edenler için bir araştırma yok. Ben de bu eğilimin altında yatan nedenleri uzman psikologlara sormaktan daha iyi bir fikir bulamadım. Hepsinin ortak kanısı şu: Deşarj olma yöntemi… Peki ya verilen sosya medya azabı ne olacak?
Uzmanların görüşlerini sırasıyla aktarıyorum. Uzman Klinik Psikolog Mine Altınsoy, “Bunu, farkında olunmadan bir yas sürecinin parçası olarak ele alabiliriz. Diğer yandan, merak duygusunun da etkisi var. Bu da normal. Asıl anormal olan, ölüye sorular yöneltmek. Bu, ileride tedavi gerektiren sıkıntılara yol açabilir” bilgisini veriyor.
Bu konuyu gözlemlemiş NP Etiler Tıp Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Serkan Elçi ise “Sosyal medya insanlara her konuda ve her kişi hakkında söz sahibi olma hakkı veriyor. İnsanlar sosyal medyayla normal hayatta kaybettiği benliğini bulma çabasına giriyor” diyor. “Normalde ifade edemediği duygu ve düşünceleri sosyal medya aracılığıyla ifade ediyor ve bireysellik kazandığını düşünerek kendini güçlü hissediyor. Dahası, herkesin tepki verdiği duruma tepki vermediğinde geri kalmışlık hissi burada da var. Medyada haberi çıkan kişilerin kaybı sanki aileden birinin kaybıymışçasına içselleştirilip kaybedilenle yoğun bir empati kuruluyor. Bunu yapan azımsanamayacak bir kitle var. Öte yandan ölüm nedenini yorumlayıp diğerlerinin aksine olumsuz düşünceleri yazanlar da görülüyor.” Uzmanın söylediklerini, Vatan Şaşmaz’ı öldürüp intihar eden Filiz Aker’in sadece bir fotoğrafının altında 6 bin 800 yorum olmasında gördük. Ben bu satırları yazarken en son yorum 1 saat önce yapılmış. Hemen hepsi nefret ve suçlama dolu. Kullanıcılarsa kavga halinde.

RUHUNAELFATIHA.COM
Meselenin perde arkasında dozajı ayarlanamayan dışavurum olduğunu savunan Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Selin Karabulut, “Sebep trende uymak da olabilir dejarj da” görüşünde. “Normalde sustuklarımızı sosyal medyada paylaşıyor ve aslında sosyal-duygusal gelişimimizde eksik kalan tarafı tatmin etmeye çalışıyoruz. Toplumca ‘borderline kişilik bozukluğu’muz varmış gibi davranıyoruz.”
Ölü stalker’ları sadece birkaç yorumla da yetinmeyip işi ileri boyutlara taşıyorlar. Ölümleri takip edebilecekleri bir platformları bile var: ruhunaelfatiha.com! Dediklerine göre sitenin amacı sanal bir mezarlık arşivi oluşturmak. Gazete ilanından farkı olmadığını düşünebilirsiniz ancak gazetelerde ölüm şekli, konum bilgisi ya da sosyal medya hesaplarına yönlendiren algoritmalar yok…

YÜZDE 45’i DERT ETMİYOR, YÜZDE 19’U ÜZÜLÜYOR
Dahası, bu trend yakınını kaybedenlerde travmaya sebep olabiliyor. Digital Age’in İngiltere’deki araştırması, bu tür paylaşımların insanları üzüp üzmediğini de incelemiş: “Topraktan geldik, oraya gideceğiz” eğilimindeki yüzde 45 dert etmiyor. Yüzde 19 ise bu tür paylaşımları görünce üzüldüğünü söylüyor. Yapılanın kalıcı hasarlara davetiye çıkardığını dile getiren uzmanlardan Elçi, “Bu yazıların devamlılığı yaşanan olayın sürekli canlı kalmasına neden olabilir” diyor. Ancak Uzman Psikolog Ayben Ertem, bu yorumlama akımının kimi durumlarda faydası olabileceğini de ifade ediyor. “Topluma mal olmuş insanların sayfaları devam ettirildiğinde aile için de olumlu etkileri olabilir. Bir Münevver Karabulut olayı gibi ölen kişi tanınmamış biri olduğunda ölenin yaşı, masumiyeti, ölüm şekli gibi faktörler toplumu bir araya getiriyor. Pozitif mesajlar yayıldığı sürece ailesi için de önemli bir destek olabiliyor.” Neyse, biz yine de er kişi hatun kişi ayırmadan insanların arkasından kötü kötü konuşmasak… En azından 3 “like”, 1 helallik yorumuyla sanal cenazeyi de kaldırsak daha iyi olmaz mı!


Ölenle konuşma aplikasyonu
Black Mirror dizisini izleyenler bilir. Bir bölümde eşini kaybeden kadın kocasının tüm sosyal medya hesaplarını bir şirkete teslim ediyor. Şirket de ona sorularına kocası gibi yanıtlar veren bir algoritma yaratıyor. Hatta bir zaman sonra kadına kocasına benzeyen bir robot bile yolluyorlar. Bunu bilimkurgu diye geçiştirebilirsiniz ancak bu tarz hizmet veren bir uygulama halihazırda var. Mytrustedwill uygulaması, aynı dizide olduğu gibi… Ancak bu sefer siz ölmeden önce ailenize onlardan habersiz bir dijital miras bırakıyorsunuz. Şirketle paylaştığınız verilerle bir yapay zekâ algoritması kullanarak öldüğünüzde aile fertleriyle yazışmanızı, telefonda konuşmanızı ve hatta önceden çekilmiş videoları yollarsanız görüntülü arama yapmanızı sağlıyorlar. Bu tarz uygulamaların ölümün ciddiyetini azalttığını düşünenler de var. Şirketin sahibi Ebrahiem Shetewy’ye sorduğumuzda, “Biz aslında ölümle baş etme durumunu değiştiriyoruz. Depresyon kaynağı değil, mutluluk kaynağı olmak istiyoruz. İnsanlar zaten abonelikten çıkma hakkına sahip” diyor. Bu bir çeşit ölümsüzlük arayışı ama bu yöntem de şimdilik ölmeden mümkün değil.

Ece Ulusum

HT Link:

http://www.haberturk.com/sanal-cenazede-en-az-3-like-sart-1710246

Related Posts

Denizlerin arka sokakları onlara emanet

‘Bir bakışta böceklerimin derini anlarım’

Cover, düet, tribute albümü akımı

Dünya istismarla savaşıyor

2017’den 2018’e devren kiralık

Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insan