5449105497_3915135d1a_b

Afyonlu işadamı Şükrüm Demirayak’ın Afyon Müzik Aletleri Müzesi, Türkiye’de bu alandaki en büyük müze. Müzik tutkusu, koleksiyoner Demirayak’ı bir albüm çıkarmaya da itti
Eskiden akrobatik dansçı olduğunu iç geçirerek anlatan işadamı Şükrü Demirayak’ın (49) gençliği diskolarda geçmiş. Ticarete atılınca da disko ve dansı bir kenara bırakarak yalnızca müzik tutkusunun üzerine yoğunlaşmış. 11 yaşında plak alarak başladığı müzik macerasını şöyle anlatıyor Demirayak: “Babam müzikle ilgili biriktirdiklerimi görünce kızdı. ‘İşadamı mı olacaksın, müzisyen mi?’ dedi. Ben de etkilenip elimde ne var ne yok sattım. Altı ay sonra pişman olup hepsini tekrar satın aldım. Bir tane plak var yalnız, onun bir türlü adını hatırlayamıyorum. Hâlâ arıyorum, o içimde ukdedir.” Ve şimdi, hem bir işadamı hem de müzik müzesinin sahibi… Evdeki alanının yeterli olmadığını anlayan işadamı kendi fabrikasının 1000 metrekarelik kısmını müzeye çevirme kararı almış. Müzede en önemli husus, antika olan her eşyanın yeni gibi ve çalışır durumda olması. Müzede bulunanlar arasında dünyanın ilk perdesiz klavyesi, ilk pikap, som altından müzik seti, ilk DJ CD çaları, fonograf, kartuş kaset çalan cihazların yanı sıra, The Wall şarkısının bestelendiği klavye başta olmak üzere yüzlerce klavye, 350 ıslak imza, 35 bin CD ve plak var. Müzenin maliyetini söylemek istemeyen Demirayak “Bir klavyeye ikinci el bir araba satın alınabilir” diyerek ipucu veriyor. İstanbul’da da müze açma fikrine sıcak bakan işadamı “İstanbul’da müze açmak müzikseverlerle buluşması açısından da heyecan verici. Ama müzenin başka bir yerde olması benim de oraya gitmemi gerektirir. Bu da mümkün gözükmüyor. Çünkü memleketimi seviyorum” diyor.

PLAKTAN DA DİNLERİM İNTERNETTEN DE
Plaktan müzik dinlemenin zevki elbette başka ama binlercesi arasından seçmek ve bulmak kolay gözükmüyor. Demirayak, bir arkadaşına istediği parçayı dinletmek için plak aramak yerine internetten dinlettiğini söylüyor. Henüz bir müze haritası yapılmadığı için ziyaretçilerin bu müzede bilinçli olarak gezmesi ve aradıklarını bulması şimdilik zor görünüyor. Şükrü Demirayak albüm yapma arzusunu arkadaşlarıyla paylaştığında herkesin kendisine güldüğünü ama yılmadığını anlatıyor. 2000 yılında ilk albümü Mesaj’ı çıkardı. ikinci albümü To Be or Not To Be’yi de bu ay çıkardı. Bir bakliyatçı olarak küresel ısınmaya dikkat çekmek için yapmış bu albümü.

Ece ULUSUM

http://www.sabah.com.tr/pazar/2013/12/08/bakliyat-fabrikasinda-muze

Related Posts

Doğu Demirkol: Murat Abi Hazar’ı, ben Bennu Abla’yı kapatacaktım

Angus & Julia Stone: Menemen favorimiz

Venedik’te sorgulama ve üretme ‘Vardiya’sı

Oscar kadınlara gidiyor

Modaya yön veren fikirler

Türker İnanoğlu: Hepsi gitti ağlamamak elde değil